mahmut's profileMAHMUT ' un MEKANIPhotosBlogListsMore ![]() | Help |
MAHMUT ' un MEKANI |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
PENCERE PENCERE Genc bir cift, yeni bir mahalledeki yeni evlerine tasinmislar. Sabah kahvalti yaparlarken, komsu da camasirlari asiyormus. Kadin kocasina ' Bak, camasirlari yeterince temiz degil, camasir yikamayi bilmiyor, belki de dogru sabunu kullanmiyor.' demis. Kocasi ona bakmis, hicbir sey söylememis, kahvaltisina devam etmis. Kadin, komsusunun camasir astigini gördugu her sabah ayni yorumu yapmaya devam etmis. Bir ay kadar sonra, bir sabah, komsusunun camasirlarinin tertemiz oldugunu gören kadin cok sasirmis 'Bak' demis kocasina ' Camasir yikamayi ögrendi sonunda, merak ediyorum, kim ögretti acaba ?' Kocası: 'Ben bu sabah biraz erken kalkip penceremizi sildim' diye cevap vermis. Hayat böyle degil midir ? Baskalarini izlerken gördüklerimiz, baktigimiz pencerenin ne kadar temiz olduguna baglidir. Birini elestirmeden ve hemen yargilamaya davranmadan önce zihin durumumuza bakmak ve 'iyi' olani görmeye hazir olup olmadigimizi farketmek güzel bir fikir olabilir ... Asrın mütefekkirinin de söylediği gibi Güzel gören, güzel düşünür. Güzel düşünen, hayatından lezzet alır meyvelerKabağın K vitamini, brokolinin şifa deposu olduğundan haberiniz var mı? Bu soruların cevabını bilirseniz, evinize vitamin ve şifa dolu bir fileyle dönebilirsiniz. Medical Park Fatih Hastanesi'nden Diyetisyen Sevil Nas Can; çok sık tükettiğimiz, marketten ve pazardan aldığımız meyve ve sebzelerin besin değerleri hakkında bilgi verdi. Salatalığın vücudu nemlendirip idrar yolları enfeksiyonlarında faydalı olduğunu, havucun saç dökülmesini azaltıp, saçı canlandırdığını, narın C vitamini, demir ve potasyum deposu olduğunu, karnabaharın ise kalp hastalıklarında ve tansiyon düşürmede faydalı olduğunu biliyor muydunuz? Havuç: Saç dökümesini azaltır ve saçı canlandırır. Cilt ve kemik sağlığında, hücre yenilenmesinde faydalıdır. Yenidünya: Görmeye ve büyümeye faydalıdır. Kayısı: Kas ve sinir sistemini güçlendirir. Cilt, göz ve bağışıklık sistemine fayda sağlar. Kemik gelişimini artırır. Kansızlığa iyi gelir. Soğan: Bronş açıcı. Doğal antibiyotiktir. Bağırsak çalıştırıcıdır. Dayanıklılığı artırır. Kemik ve diş sağlığında faydalıdır. Enginar: Karaciğer ve safra kesesi sağlığını korur. Sindirimi kolaylaştırır. Böbreklerin çalışmasını düzenler. Toksin atıcıdır. Kabak: Böbrek fonksiyonlarında faydalıdır. Kanın pıhtılaşmasını düzenler. Kemik gelişimini sağlar. Karpuz: Böbrekteki kum ve taşların, toksinlerin atılmasında faydalıdır. Sıvı ihtiyacının karşılanmasına da katkısı vardır. Maydanoz: Kemik sağlığında etkilidir. Çok yüksek oranda C vitamini içerir. Büyüme ve diş sağlığı gelişiminde etkindir. Sarımsak: Kireçlenmede faydalıdır. Yaşlanmayı geciktirir. Yüksek tansiyonu ayarlar. Doğal antibiyotiktir. Ödem sökücüdür. Damar gelişiminde faydalıdır. Ahududu: Diş sağlığına iyi gelir. İştah açıcı ve idrar sökücüdür. İshali önler ve ateş düşürücüdür. Kivi: Yaşlanmayı geciktirir. Güçlü antioksidandır. Alerjiye karşı bağışıklığı artırır. Marul: Cilt sağlığına olumlu etkileri vardır. Sinir sisteminde faydalıdır. Büyüme ve gelişmede, saç sağlığında olumlu etkileri vardır. Kavun: Damar tıkanıklığında etkilidir. Bağırsakların çalışmasında ve göz sağlığına fayda sağlar. Soya: Kalp sağlığını korur. Tansiyona iyi gelir. Bağırsak çalıştırıcıdır. Antioksidan özelliği ile kansere karşı koruyucudur. Kemikleri güçlendirir. Lahana: Mide rahatsızlıklarına faydalıdır. Güçlü antioksidandır. Hazımsızlık gidermede faydalıdır. Toksin atıcıdır. Elma: Bağırsak sisteminin korunmasında faydalı ve posa bakımından zengindir. Kolesterol düşürücü etkisi vardır. Kan şekerini kontrol altında tutar ve vücut direncini artırır. Kas ve eklem ağrılarının azalmasına yardımcı olur. Şeftali: Vücudun savunma sistemini güçlendirir. Hazmı kolaylaştırır. Sinir sistemine faydası vardır. Avokado: Kalın bağırsakve hemoroitiçin faydalıdır.Lif oranı yüksektir. Yüksek tansiyonu düşürür. DİĞER MEYVE VE SEBZELERDAMAR SERTLİĞİNE KARŞI MISIR MISIR: Damar sertliğine ve kolesterole faydalıdır. İdrar söktürücüdür. Böbreklerin düzenli çalışmasında fayda sağlar. ARMUT: Kalp kaslarının düzenli çalışmasında fayda sağlar. Tansiyon ayarlamasında etkilidir. Posa yönünden zenginliği nedeniyle bağırsakları çalıştırır. DUT: İdrar söktürücü ve bağırsak çalıştırıcıdır. KİRAZ: Diş çürümesini önlemede faydalıdır. İdrar söktürücüdür. Vücudun su dengesini sağlar. ERİK: Bağırsak çalıştırıcı ve direnç artırıcıdır. İNCİR: Sindirime yardımcıdır. Kemik ve diş sağlığına etkilidir. EMZİREN ANNEYE YER ELMASI YER ELMASI: İnsülin ve glikoz içerir. Emziren annelerde süt artırıcı etki yapar. Böbreklerin düzenli çalışmasına yardımcı olur. Cilde faydalıdır. ÜZÜM: Sindirim sistemi üzerinde faydalıdır. Vücudun savunma mekanizmasını güçlendirir. SALATALIK: Cildi nemlendirir. İdrar yolları enfeksiyonlarında faydalıdır. Bol miktarda posa içermesinden dolayı bağırsak çalıştırıcıdır. Sakinleştirici etkisi vardır ve toksin atıcıdır. KUŞBURNU: İdrar yolları enfeksiyonlarında etkilidir. Bağırsak çalıştırır. Enfeksiyonlara karşı vücudu korur. Güçsüzlük ve halsizliğe iyi gelir. MARUL: Sinir sisteminde faydalıdır. Büyüme ve gelişmede, cilt ve saç sağlığında olumlu etkileri vardır. KARNABAHAR: Kalp hastalıklarında ve tansiyon düşürmede faydalıdır. KOLESTEROL DÜŞMANI TAZE FASULYE TAZE FASULYE: Kötü kolesterolü düşürür. Antioksidan özelliği vardır. PIRASA: İdrar söktürücüdür. Bronş açıcıdır. Sindirimi kolaylaştırır. PATATES: Hazımsızlığı giderir. Mide rahatsızlıklarında faydalıdır. Kalp üzerinde olumlu etkileri vardır. Nişasta içeriğinden dolayı kan şekerinin hızla yükselmesine sebep olabilir. AYVA: Mideyi rahatlatır. İshale karşı koruyucudur. Cilde faydalıdır. ISPANAK: Cilt sağlığına, sinir sistemine, sindirime, göz sağlığına, büyümeye ve gelişmeye faydalıdır. C VİTAMİNİ DEPOLARI PORTAKAL: Kansızlığa iyi gelir. Kalp ve atardamarları korur. Kolesterol düşürücüdür. Bağışıklık sistemini güçlendirir. MANDALİNA: Hastalıklara karşı vücudun direncinartırır. Yüksek tansiyonu düşürmeye yardımcı olur. Damar sertliğine faydası vardır. Güçlü bir antioksidandır.
Çoklu zekaÇoklu zekanın anlaşılarak, geliştirilebilmesi umuduyla… Doğal zeka Çevre, doğa olayları, ekolojik unsurlara aşırı duyarlıdırlar. Düşünürken doğa formları, hayvan-bitki figürleri ile düşünürler. Hayvan beslemeyi doğayı, toprakla uğraşmayı önemserler. Mevsimler, iklim olayları ile ilgilenirler.Hava tahmin konularına ilgi duyarlar İçsel zeka Kendi ile ilgilenme, kendini tanıma, güçlü zayıf taraflarını fark etme yeteneğidir. Kim olduğu, neyi yapmak istediği, nelere yönelmesi gerektiğini, nelerden uzak durması gerektiğini bilme kapasitesidir. Bir şeyi düşünürken kendi duyguları, ilgisi, ihtiyaçları ve istekleriyle amaçlarını bağdaştırmaya çalışırlar. Bağımsız olma, kendilerini açık ve net dile getirme, olaylardan ders almaya yatkındırlar. Psikolog olmaya yatkındırlar. Sosyal zeka Çevresindeki insanların duygularını, isteklerini, ihtiyaçlarını anlama, ayırt etme ve karşılaştırma gücüdür. Sosyal zekası yüksek olanlar, insanları tanıma konusunda çok başarılıdırlar. Liderlik özellikleri vardır. Yüz ifadelerine ve seslere, insanlardaki farklılıklara duyarlıdırlar. Yüzleri çok iyi okurlar. Analiz etme, yorumlama ve değerlendirme kapasiteleri yüksektir. Sözlü ve sözsüz iletişimde yetenekleri üstündür. Organize etmeyi, lider olmayı, başkalarına yardım etmeyi, empatik iletişimi ve öğretmeyi severler. Genellikle danışman, öğretmen ve siyasi lider olurlar. Bedensel zeka Bir sorunu çözmek, bir model oluşturmak, bir şeyler üretmek için bedenlerini, ellerini, parmaklarını kullabilme gücüdür. Bedensel zekası yüksek olanlar, duygu ve düşüncelerini dokunarak, hareketlerle anlatmada beden dilini kullanmaya çok yatkındırlar. Koşmayı, zıplamayı, mimik ve jestleri kullanmayı, bir yerler inşa etmeyi çok severler. El becerileri iyidir, tamir işlerini çok rahat yaparlar. Başkalarının mimik ve jestlerini kolayca taklit ederler. Sporcuların, aktörlerin, heykeltıraşların çoğu bedensel zekayı yüksek olan insanlardır. Müzik zeka Ritim, nota, ses tonu, ahenk, melodi gibi müziksel unsurlara aşırı duyarlıdırlar.müziksel unsurları hemen fark ederler, değerli bulurlar ve ifade ederler. Nota, solfej bilmeseler bile, melodileri hemen akılda tutarlar. Müzik eşliğinde çalıştıklarında öğrendiklerinin kalıcılığı artar. Tempo tutma, mırıldanma, ıslık çalma, eşlik etme, müzik dinleyerek kitap okuma sevdikleri şeylerdir. Görsel zeka Görsel zekası yüksek olanlar işittiklerini değil de, gördüklerini akıllarında daha iyi tutarlar. Film ve slayt gösterileri eşliğinde öğrenmeyi severler. Hayat dünyaları geniştir. Resimli kitaplara, sanatsal etkinliklere yatkındırlar. Renklere çok hassastırlar. Mimar, fotoğrafçı ve dekoratör olabilirler. Sayısal zeka Sayısal zekası yüksek olanlar sebep-sonuç ilişkisi kurmayı, “neden” demeyi severler, çok soru sorarlar. olayları kategorize ederek bağlantılar kurmaya kafa yorarlar. Hesap yapmayı, bir makineyi söküp nasıl çalıştığnı görmeyi severler.Nedenini bilmediği şeyi fazla akılda tutamazlar. Bilim adamı, matematikçi ve bilgisayar programcısı olma ihtimalleri yüksektir. Sözel zeka Kelimeleri etkili kullanma yeteneğidir. Dinleyerek öğrenmeyi sever, duygu ve düşüncelerini sözel ifadelerle aktarırlar. İki yazarlar iyi anlatırlar, kitap okumayı, kelime oyunları severler. Kavramlarla ve kelimelerle düşünürler. Sözel zekaya sahip insanlar daha çok yazar gazeteci ve politikacı olurlar. Duanın kabul edilmesine en uygun vakitlerDuanın kabul edilmesine en uygun vakitler İşte o 10 vakit ve duası kabul olan kimseler... Hadis-i şeriflerde duanın kabul edilmesine en elverişli vakitler olarak şu zaman dilimlerinden bahsedilir: ŞEYTAN VE DOSTLARI
Alıntı ŞEYTAN VE DOSTLARI Bulgur yiyerek zayıflayınBulgur yiyerek zayıflayın Gaziantep Üniversitesi (GAZÜ)
Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Doç. Dr. Bayram, daha önce yapılan birçok çalışmada bulgurun kolon kanserine iyi geldiği, hamilelik döneminde alınan bulgurun bebeklerin beyin gelişimini desteklediğinin tespit edildiğini belirtti. Bulgurun fonksiyonel bir gıda olduğunu, fonksiyonel gıdaların en önemli özelliklerinden birinin insanın fiziksel aktivitesini yükseltmesi ve vücudun ihtiyaç duyduğu maddeleri karşılaması olduğunu ifade eden Doç. Dr. Bayram, şu bilgileri verdi: "Bulgurdaki yüksek amiloz miktarı, dayanıklı nişasta ve posa miktarı ile düşük glisemik indeksi, insanda uzun süre tokluk hissi sağlıyor. Yapılan araştırmalar, bulgur yiyerek dengeli ve sağlıklı bir şekilde kilo verilebileceğini ortaya koyuyor. 2004'te Türkiye'ye bulguru araştırmak için gelen Avustralya Curtin Üniversitesi Öğretim Üyesi Vicky Solah ve ekibinin geçen yıl Avustralya'da yaptığı araştırmaya göre, bulgur çok önemli bir diyet maddesi. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre, bulgur pirinçle kıyaslandığı zaman daha yüksek seviyede tokluk hissi veriyor." Doç. Dr. Bayram, yapılan araştırmada yaşları 18 ile 50 arasında değişen bir denek grubu kullanıldığını ve deneklere öğünlerinde pirinç ve bulgurdan oluşan yemekler verildiğini belirtti. Çalışmada bulgurun açlığı 1,1.5 saat civarında geciktirdiğinin tespit edildiğini, ayrıca deneylerde içinde pirinç olan yemeklerden yiyen bir erkek deneğin 1022 kcal(insan vücudunun kullandığı enerji), bulgurla ise 909 kcal aldığının tespit edildiğini bildiren Doç. Dr. Bayram, şunları kaydetti: "Çalışma kapsamında kadın denekler pirinçle 755, bulgurla ise ortalama 550 kcal�lik bir enerji alındığı bulundu. Bu bulgular, bulgurun halkın zannettiği gibi kilo yapan bir madde olmadığını aksine diyetlerde sağlıklı bir şekilde vücudun ihtiyacını karşılayarak düzenli kilo verilmesini sağladığını ortaya koyuyor. Bu araştırma 'Measurement of Satiety of Wheat-Based Bulgur by İntervention and Sensory Evaluation" başlığı ile 'Cereal Foods World' isimli bilimsel dergide yayımlandı." Literatüre yeni bir terminoloji Doç. Dr. Mustafa Bayram, bulgurun son yüzyılın en önemli gıda maddesi durumuna gelmeye başladığını, bu nedenle bulgur üzerindeki çalışma ve araştırmaların arttığını söyledi. Yaptığı çalışmalar sonucunda yeni bir terminoloji geliştirerek sadece bulgurda kullanılan pişirme ve kurutma tekniğinin beraberce kullanılmasını "bulguration" olarak adlandırdığını ve bu çalışmanın "Focus on Food Engineering Research and Developments" adlı bilimsel kitapta, "Bulguration: Combined Cooking and Drying Operation" başlığı adı altında yayımlandığını bildiren Bayram, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Bu çalışmayla mühendislikte birim operasyonlarının tanımlanmasında yeni bir terminoloji bilim literatürüne kazandırılmış oldu. Buna göre, bulgur bir gıda ürünü olarak adlandırıldı, pişirme ve kurutma işleminin birlikte kullanıldığı operasyonlarda, bulguration (bulgurasyon) kelimesi kullanılabilecek." Konuşulan konu Sami Yusuf çocuk katilleri ile el ele....
Alıntı Sami Yusuf çocuk katilleri ile el ele.... .Küçük oğlumuz annesine geldi ve ona elindeki kağıdı uzattı. Annesi ellerini önlüğüne kuruladıktan sonra kağıdı okumaya başladı: Çimleri biçtiğim için 5 YTL Bu hafta odamı temizlediğim için 1 YTL Alışverişe gittiğim için 50 kuruş Küçük kardeşime baktığım için 25 kuruş Çöpü döktüğüm için 1 YTL İyi bir karne getirdiğim için 5 YTL Bahçeyi temizlediğim için 2 YTL Toplam borç: 14 YTL 75 kuruş Annesi umutla kendisini süzen oğlumuza baktı. Eline bir kalem aldı, kağıdın arka yüzünü çevirdi ve şunları yazdı: Seni dokuz ay karnımda taşıdım Bedava, Hasta olduğunda başını bekledim, elimden geleni yaptım, Bedava, Senin için dua ettim. Yıllar boyu değişik nedenlerle senin için gözyaşı döktüm Bedava, Senin için geceler boyu kaygı duyup, uykusuz kaldım Bedava, Oyuncaklarını topladım, yemeğini hazırladım, giysilerini yıkadım, ütüledim Bedava, Ve oğlum bunların hepsini topladığın zaman gerçek sevginin bedelinin olmadığını görürsün Bedavadır çünkü. Oğlumuz annesinin yazdıkların okuyunca gözleri doldu. Annesine baktı ve "Anneciğim, seni seviyorum" dedi. Sonra annesinin elinden kalemi aldı ve kağıda büyük harflerle şunları yazdı: "HEPSİ ÖDENMİŞTİR". sayiler , gün ve aylarTavla oynayanlar Farsça altıya kadar saymasını bilirler. (yek, du, se,
cihar, penç, şes) Şimdi de yedi sayısını öğreniyoruz. Farsça yedi
(heft)dir veya (hefte) Yedi günlük hafta ismi de buradan alınmıştır.
Halen Türkçede kullandığımız gün isimlerinin kökenlerinin neler olduklarını biliyor musunuz? Cuma Arapça (Toplama, toplanma) Cumartesi Arapça (Ertesi) Türkçe Pazar Farsça Ba (Yemek), zar (yer) Pazartesi Farsça (Ertesi) Türkçe Salı İbranice (Üçüncü) Çarşamba Farsça (Cehar) şenbe (dördüncü gün) Perşembe Farsça (Penç) şenbe (beşinci gün) Günümüzde kullandığımız ay isimlerinin geldikleri yerler de karışık. Hicri takvimdeki Arabi ay isimlerinin bugün hiçbirini kullanmamamıza rağmen yine de Şubat, Nisan, Haziran, Temmuz ve Eylül aylarının isimlerinin kökenleri Arapça ve Süryanice, Kasım ayının ise Arapça. İşin daha ilginç yanı bunlardan Şubat, Nisan, Temmuz ve Eylül hemen hemen aynı telaffuzla Yahudi takviminde de yer alıyorlar. Gelin ayların isimleri ve kökenlerine bir göz atalım. Ocak Türkçe (Kışın evlerde ateş yakılan yer) Şubat Süryanice Mart (Latince Mariîus mitolojik isim Mars tan) Nisan Süryanice Mayıs (Latice Tanrıça Marianın ayı) Haziran Süryanice Temmuz Arapça Süryanice Ağustos (Latice Roma İmparatoru Augustusun adından) Eylül Süryanice Ekim (Türkçe Toprağı ekmekten) Kasım (Arapça Bölen) Aralık (Türkçe İki zaman dilimi arası) Yemekten sonraYemeklere Besmele ile baslamakve Elhamdülillahla bitirmek vede Hemen Sonra Yapılmaması Gereken 7 Şey *Sigara İçmeyin : Uzmanlarca yapılan deneyler, yemeklerden hemen sonra içilen bir sigaranın 10 sigaraya eşdeğer olduğunu kanıtlamıştır.(Kanser olma riski daha yüksek.) *Hemen meyve yemeyin : Yemeklerin peşinden yenen meyveler midenin havayla davul gibi şişmesine neden olur. * Çay içmeyin : Zira çay yaprakları yoğun asit içerir. Bu madde tükettiğimiz gıdalardaki proteinin hazmını zorlaştırıyor. * Kemerinizi gevşetmeyin : Yemekten sonra kemeri gevşetmek kolaylıkla bağırsak düğümlenmesine ve tıkanmasına neden olur. * Banyo yapmayın : Banyo yapmak ellerdeki, bacaklardaki ve vücuttaki kan akışını hızlandırır, böylece mide çevresindeki kan miktarı bu durumda azalır. Bu da midemizin sindirim sistemini zayıflatır. * Yürümeyin : İnsanlar çoğu zaman, yemeklerden sonra 100 adım yürümek 99 yaşına kadar yaşamanızı sağlar derler. Gerçekte bu doğru değildir. Yürümek sindirim siteminin aldığımız gıdalardan besinlerin emilimini engeller. * Hemen uyumayın : Aldığımız gıdalar yeterince sindirilemez. Bu durum bağırsağımızda gastrit ve enfeksiyona önderlik eder. israillilerin yaptiklari
.
ALINTI BU ADRES'TEN http://wolf7unitedstates.spaces.live.com/blog/cns!47F08B9270F6C782!2323.entry Kronometre:)
ilklere imza atan türk kadinlariİlklere İmza Atan Türk Kadınları ___________________________________________
Örnek kadın, önder; Hz. Hatice
İlk Müslüman Hz. Hatice Validemiz… Efendimiz'e o kadar âşıktı ki, yörede geçerli adetlere meydan okuma pahasına sevdiği erkeği istemiş, O'na evlenme teklifinde bulunmuştu. Kadının önemsenmediği, hatta kız çocuklarının diri diri toprağa gömüldüğü bir dünyada, hem de evlilik gibi kuralları son derece belirgin bir konuda şartları zorlamak, toplumun hışmına uğramaya sebepti. Önce ortaklık teklif etti Hz. Hatice, Rasûl-i Ekrem'in ticaretle uğraştığını duymuş, Onun ticaret işlerinde gösterdiği doğruluğunu ve "El-Emîn" vasfını öğrenmiş, Ona da sermaye teklif etmiş, hattâ kabûl ettiği takdirde, başkalarına verdiği hissenin iki mislini bile vereceğini teklifine eklemişti. Bu suretle, Resulullah da Hz. Hatice'nin ortakları arasına girmişti. Hazreti Peygamber, Hz. Hatice'nin ticaret kervanıyla Suriye'ye ikinci defa gittiği zaman, yanında Hz. Hatice'nin kölesi Meysere vardı. Bunu, Rasûl-i Ekrem'e hizmet için, Hz. Hatice vermişti. Araplarla Yunanlılar arasında ticaret mübadelesi merkezi bulunan (Havra’nın da merkezi olan) Busrâ’ya vardı. Mallarını burada satarak geri döndü. Bu ticaret münasebetiyle Hz. Hatice, fazla kâr bile elde etmişti. Ancak, bu seferiyle Rasûl-i Ekremin muamelelerinde namuskârane hareketini gördü. Faziletini anladı. Sonra evlilikleri gerçekleşti Beden ve rûh bakımından da insanların en güzeli Hazreti Muhammed'i candan sevdi. Yüksek ahlâkına hayran oldu. Onunla evlenmeyi içten gelen bir arzu ile istedi. Araya (Nefîse bint-i Münye gibi) vasıtalar girdi. Evlenmeleri kararlaştı. İmam Suheylî'nin tahkikatına göre, Hz. Hatice'nin babası: Esed oğlu Huveylid, Ficâr savaşından önce vefat etmişti. Fakat amcası, Esedoğlu Amr sağdı. Nikâh meclisi, Hz. Hatice'nin evinde toplandı. Rasûl-i Ekrem de amcalarıyla birlikte mecliste bulundu. Ebûtâlib, bir hutbe takdim etti. (Yani nikâh talebinde bulundu). Hz. Hatice'nin amcası Amr (veya amcâzadesi Varaka ibn-i Nevfel), bu talebe muvafakat cevabı verdi (Sîretülhalebî, C: 1. S: 154). Nikâhı bizzat Ebûtâlib kıydı. Kureyşin uluları da şahid oldu. (Nikâhlık) olarak Hz. Hatice'ye beş yüz altın verildi. Böylece Rasûli Ekrem'in ilk zevcesi Hz. Hatice oldu. Kişilik özellikleri 1. Efendimiz'in peygamber olduğuna inanan ilk insan olması. 2. Kocasıyla aralarındaki yaş farkını kadın duyarlılığıyla telafi edip hissettirmemesi. 3. Peygamber olduğunu söylediğinde kocasını yadırgamayacak, yargılamayacak, düşünmeye bile gerek görmeyecek kadar yakından gözlemlemiş, bir anlamda hayat arkadaşını derinlemesine okumuş olması. 4. Efendimiz'e babalığı tattıran ilk kadın olması. 5. Eşine her şart altında çok güvenmesi. 6. Efendimiz'e tüm varlığıyla âşık olması? 7. Yıllarca çalışarak kazandığı servetin her kuruşunu, İslâm'ın geleceği için harcaması. Bu nasıl bir aşk Allah’ım! Efendimiz'e öyle âşıktır ki, deve kervanıyla ticari seferlere çıktığı sıcak günlerde, "O şimdi güneş altında yanıyor" düşüncesiyle evinin damına çıkmakta, güneş altında akşama kadar oturmaktadır. Tâ ki, onun yaşadıklarını yaşasın? Onun çektiklerini çeksin. Meziyetlerinden dolayı İslâm Tarihi ona "Kübra" lâkabını verdi, "Hatice'tül Kübra" (Büyük Hatice) olarak anıldı. Ve meziyetlerinden dolayı, 39-40 yaşlarında, başından iki evlilik geçmiş bir kadın olmasına rağmen, o tarihte 25'ini süren Son Peygamber'e eş olmayı hak etti.
basa dön /nach oben KEÇİBOYNUZU KEÇİBOYNUZU Akciğer kanserini % 90 Önleme Özelliği İLE BİRLİKTE alerjik astım ve nefes darlığı tedavisinde oldukça etkili kısırlık tedavisinde Çok faydası olduğu ,erkeklerde iktidarsızlık sorununun Çözümüne de büyük katkısı bulunan KEÇİBOYNUZUNU Özellikle sigara içenlerin düzenli ve sürekli tüketmelere GEREKİR. Keçiboynuzu (Harnup) Latince ADI: Ceratonia siliqua Almanca: Johannisbrot İngilizce: Carob, St.Johnsbred Anadoluda bazı yörelerde harnup olacakta bilinir. Yeryüzünün en eski bitkilerinden olup anavatanı olarak Güney Anadolu, Suriye, Kıbrıs,Yunanistan, İspanya, Fas, Tunus, Cezayir, İsrail ve Libya olup memleketimizde, Antalya Mersin, Silifke, Datça dolaylarında yaklaşık 1500 km2 lik sahil Şeridinde doğal olarak yetişmektedir.Keçiboynuzu, yetişmeye başladığı ilk 15 yıl meyve vermeyen bir bitkidir. Meyveleri ilk başlarda yeşil olup, olgunlaştıkça kahverengileşen ve tam olgunlaşınca parlak kahverengi renk alır. Keçiboynuzunun en büyük Özelliği nefes darlığına karşı oldukça etkili olmasıdır. Keçiboynuzunun nefes darlığına karşı etkili olan etkin maddesi hemen hemen başka hiçbir bitkide bulunmamaktadır.Bu etkin madde aynı zamanda bazI alerjik astım rahatsızlıklarında Öylesine etkilidir ki; derhal sonuç almak mümkün olabilmektedir. Ayrıca alerjinin neden olduğu nefes darlığı problemlerinde büyük bir başarıyla uygulanabilir. Alerjik nefes darlığı Çeken Bir Çok insan VAR.Bu insanlar yılın belli mevsimlerinde kortizon tedavisinden başka Çare bulamayanlardır.Öksürük krizlerinin nedenli Şiddetli olduğunu anlatıyorlardı.Keçiboynuzunu Önerdiğim bu insanların Çoğu daha hemen ertesi gün rahatlamaya başladıklarını anlatıyorlardı.Ö' çocuklarda, keçiboynuzu (harnup) reçetesini uygularken dikkat edeceğiniz en Önemli nokta, günde bir defa VE sadece sabah kahvaltısı arasında tüketilmesidir.ÖĞle veya akşam uygulanmaması gerekir. Guatr rahatsızlığından dolayI nefes darlığı Çekenlerde bu kürden olumlu sonuçlar aldıklarını belirtmişlerdir. Harnupça bulunan bazI etkin maddeler aşağıdaki tabloda belirtilmiştir. Tablo: Keçiboynuzunda bulunan bazI etkin maddeler Alpça-aminopimelic acid concanavalin Beta-D- glucolgallin Myo-inositol Beta-D-...galloylglucose Pentosane Capronic acid Primverose Catechin-tannin Tannin Ceratose Tocopherol Chiro-inositol Xylose Keçiboynuzunun içerdiği gallik asit insan SAĞLIĞI üzerinde Öylesine Çok yönlü Özellikleri olan bir maddedir ki,bu Özelliklerinden bazıları aşağıdaki tabloda belirtilmiştir. Tablo: Gallic asitin etkin Ö¶zellikleri Analgesic - AĞrI kesici Antiallergenic - Alerjiye karşı Antiasthmatic - AstIma karşı Antibacterial - Bakteri yok edici Antibronchitic - BronŞite karşı Anticancer - Kansere karşı Antihepatotoxic - Karaciğeri toksinden arındırıcı Antioksidant - Serbest radikalleri yok edici Immunostimulant - BAĞIŞIKLIK sistemini gÖÇlendirici Antiviral - Mikroplara karşı Antiseptic - antiseptik cancer-preventive - kansere karşı koruyucu antinitrosaminic - nitrozamin yok edici bronchodilator - bronŞgeniŞletici antipolio - Çocuk felcine karşı Yukarıdaki tabloda görüldüğü gibi gallik asit Çok yönlü bir maddedir. Bu maddenin belirtilen bu Özelliklerini artıran ve takviye eden keçiboynuzunda bulunan promotor maddelerdir. Akciğer Ödemine karşı keÇiboynuzunun desteği bulunmaz bir imkan.Balgam söktürücü gücü ve astıma karşı olan tedavi edici gücü Çok fazladır.Sigara içenler keçiboynuzu kürüne başladıktan bir iki gün sonra nasıl balgam Çıkardıklarını hayretle gözleyeceklerdir. Keçiboynuzu, insanlığın korkulu rÖyasI akciğer kanserini %90 oranında Önleme üçüne sahiptir.Özellikle sigara içen insanlarda akciğer kanserine yakalanma riskinin ne kadar yÖksek olduğu,bu konuyla ilgili hemen her klinik deneyde ortaya konmaktadır. Keçiboynuzunun bu koruyucu Özelliği tabiat ananın insanlara olan bir lütfüdür.Bir insanın kendi kendine (SAĞLIĞI açısından) verebileceği en büyük zarar; sigara içmesidir. Eğer sigara içiyorsanız, keçiboynuzunun uygulama 2 de belirtilen kürünü yapmakta büyük faydalar vardır.UnutmayInIzki, sigara içmek sadece akciğer kanserine yakalanma riskini artırmıyor, genel olarak insan SAĞLIĞINI olumsuz etkileyen zararlı bir alışkanlıktır. Keçiboynuzu akciğer kanserini Önleyen mükemmel bir meyvedir.Ancak, akciğer kanserine yakalanmış olanlar için tedavi etme gücü Çok zayıftır. Buradada belirtmekte tekrar fayda VAR Kİ; bir bitkinin hastalığı Önleyici Özelliği ile hastalığı tedavi etme Özellikleri birbirlerinden farklı Şeylerdir. İşte keçiboynuzunun akciğer kanserini tedavi etmekteki gücünü artırıcı farklı etkin maddeler içeren ikinci bir bitkiye ihtiyaç vardır. Bu ikinci takviye bitki kırmızı turptur. Keçiboynuzu aynı zamanda sperm sayısını artıran ÖzelliĞede sahiptir.aktif sperm sayısı az olan ve az sperm sayısından dolayI Çocuğu olmama riski yüksek baba adaylarının kullanmasında Çok büyük fayda vardır.KIsaca, sperm sayısı az olanlar için ideal bir bitkisel Çözümdür.Sperm sayısının normal değeri 40 milyon dur. Sperm sayıları bu değerin altında olduğu için Çocuk sahibi olamayan erkekler için biçilmiş kaftan. Keçiboynuzu kürünü kullananlar sperm sayılarının nasıl artIŞ gösterdiğini Hayretle göreceklerdir. İktidarsızlığa karşı adeta mucize Çözüm keçiboynuzudur. iktidarsızlık Çeken erkeklerin hiç Çekinmeden kullanabilecekleri keçiboynuzu kürü, iktidarsızlığa karşı mükemmel bir Çözümdür.Herhangi bir yan tesir olmayan bu uygulama iktidarsızlık Şikayetleri olan erkekler için mükemmel bir yardımcıdır. İktidarsızlığa karşı eczanelerde satılan, 2000 yılının bu konudaki en büyük buluşlarından biri sayılan viagra (sildenafil citrate) ile mukayese kabul edilemeyecek Özellikleri vardır. Viagra'nIn bir Çok yan tesiri vardır.Özellikle kalp rahatsızlığı olanların kullanmaması gereken bir ilaçtır. Keçiboynuzu kürünün viagra'dan üstün tarafları: 1· Keçiboynuzunun herhangi bir yan tesiri yoktur. 2· Hem besleyici hem de besin değeri olan keçiboynuzudur 3· astım, alerjik astım, alerjik nefes darlığı, akciğer kanserini Önleyici, 4· Akciğer Ödemini yok edici ve sperm sayısını artırıcı ve balgam söktürücü olarak olumlu Özellikleri vardır. Viagra'da bu Özellikler yoktur. Keçiboynuzu kürü erkeklerin iktidarsızlığına karşı bir gecelik Çözümler yerine, tedavi edici ve de kalıcı Çözüm getirmektedir. Keçiboynuzu kürü uygulanmaya başladıktan 4-5 gön sonra etkisini göstermeye ve cinsel hayatI dengelemeye başlar.EĞer uzun zamandan beri iktidarsızlık Çekiliyor ise bir haftadan itibaren etkisini göstermeye başlar. Keçiboynuzunda kolesterol bulunmaması ayrı bir avantajdır. Kaffein ve theobromine içermediği içinde tansiyon problemi olanların rahatlıkla uygulayabilecekleri bir kürdür. Fosfor ve kalsiyum bakımından zengindir.Bu nedenle osteoporoz rahatsızlığı olanlara kalsiyum ihtiyaçlarının karşılanmasında Çok iyi bir destekleyicidir. Tekrar hatırlatmakta fayda VAR Kİ; bitkisel kür uygulamalarını sizeÖnerildiĞi Şekilde uygulayınız. daha Çabuk sonuç alırım diye kesinlikle abartarak kullanmayınız. Kitapta belirtilen tÖm uygulamaları size Önerildiği Şekilde hazırlayınız ve uygulayınız. Uygulama sürelerine ve miktarlarına kesin olarak uyunuz. Tabiat ana bir denge, nizam ve kural üzerine kuruludur vede belirli kurallara göre Çalışmaktadır. İnsanda, tabiat ananın bir parçası olduğuna göre, insan vucududa aynı Şekilde belirli dengeler Çerçevesinde Çalışmaktadır. Allah yüce kitabında: "Ben bu alemi süs olsun diye yaratmadım, onu bir nizam, düzen, kural ve denge Özerine yarattım" buyurmaktadır. İşte, günümüzde bilim adamları ekolojik dengeden, Biyolojik dengeden ve de daha bir Çok dengelerden bahsetmekteler ve bu dengelerin bozulması durumunda dünyamızı nedenli büyük felaketlerin beklediğini vurgulamaktadırlar. Örneğin, demir. Demir, insan vücudu için hayati Önem taşıyan bir maddedir. Demirin eksikliğide, fazlalığıda insan vücudu için zararlıdır. Bazı insanlar vitaminlerin Çok faydalı olduklarına inandıklarından dolayI vitamin haplarını fazla fazla kullanırlar. Çünkü, fazlasının insan vücuduna zarar vermediğini zannederler. Unutmayınız ki, vitaminlerin eksikliği sağlığımız açısından hayati Önem taşırlarken, fazlasıda vücudumuza zarar verirler. aynı Şekilde size Önerilen bitkilerime belirtildikleri Şekilde kullanmak gerekir. Fazla kullanarak daha Çabuk sağlığıma kavuşurum diye düşünmek yanlıştır 1Maddî ve Mânevî Kalkınma!.. ARKADAS![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Günler amansız saatler geçmiyor; KENDİNE ÇAĞRIR Nerde olsan üzerini deştirir. Gör ki eli açık, cömert bir ahi. Köylü Mamuti'm gitse bulamam.
Haftanin hangi iki günü kafana takilmasin ? "Cumartesi-Pazar" dediysen, yanildin.
Bir tanesinin adi: DÜN Hatalar, acilar, yanlis anlamalar... Oysa hepsi gecmiste kaldi. Zamani geriye döndürmenin imkani yok! Dünyanin bütün parasini yan yana getir, bir dakika önceye dönemezsin. Yaptigin hic bir hareketi aynen geri alamazsin. Ettigin hic bir lafi silemezsin. Dün dündü BiTTi!
Bir tanesinin adi: YARIN Yarin, bugünden Kontrol altina alamazsin. Yarin günes dogacak elbette... Ama piril piril mi dogar, Bulutlar arasindami cikar bugünden bilemezsin.
Geriye bir tek gün kaliyor: BUGÜN Bugün hayatla mücadele edecek güc hepimizde var. Güc ne zaman tükeniyor? Dünü ve yarini isin icine kattigimizda! O HALDE BUGÜN'Ü YASA ......... :::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::KAHVENIZ NASIL OLSUN:::::::::::::::***Her kahve aynı tadı taşımaz... Nerede içiyorsan, kiminle içiyorsan ona gore degişir...
***Sahilde oturduğun rüzgarlı bir sonbahar günü, en sevdiğin dostun ağlarken içtigin kahvenin tadı kederlidir... Kahve telvesine yüreginin acısı karışır. ***Bir pazar öğle sonrası annenin "hadi bir kahve yap da içelim" dediği kahve huzurludur... Köpükler annenin göz bebeklerine yansır... Dudağının kıyısında kalan küçük bir gülümsemedir... ***Bir gece vakti zil zurna sarhoş birinin içtiği kahve düşülen kuyudan çıkma cabasıdır... Koyu kıvamlı kahverengi bir ipe tutunur çıkarsın ... çıktığın an uyuyakalırsın... ferahlıktır!!! ****Dostlarla içilen kahve neşedir... Kahkahalar köpüklerin üzerinde yüzer... ***Tek başına gece vakti balkonda içtiğin kahve yalnızlıktır...Acıdır tadı... Ama garip de bir keyfi, lezzeti vardır... ***Baban için yaptığın kahve sevgi doludur... çay bardağında, az şekerli...Kahve gibi görünmez sana... Ama sıcaktır dumanı tüter ve kokusu büyülüdür... ***Beklemediğin bir anda sana uzatılan kahve baskadır... Isıtır insanın...içini... ***Yorgun olduğunda içtigin kahve hafifletir seni... Kendine getirir, unutturur günün ağırlığını... ***Kahve aynı kahvedir belki... köpüğüyle, rengiyle, dumanıyla aynı kahvedir ama icilen kahveler ruhunun süzgecinden geçer ve tadlari degişir...Her kahve aynı değildir bu yüzden... Sizin kahveniz nasıl olsun ASK Sesini duydugunuz anda avuçlariniz terlemeye, kalbiniz deli gibi çarpmaya basliyorsa. içindeki zayifligi hissedebiliyorsaniz iste bu ASKTIR.
.sevgi sözleri
Seviyorum sevmenin acı verdiğini Her sevenin sevilmediği bile bile ... Ama yine de bir umut taşıyorum .Belki seven sevilir diye. Herzaman gül, hayata gülücük şaç, gülmeyi benimse, Çünkü senin bir gülüşün için, Koca dünyada yaşayan biri mutlaka biri vardır. Güneşin doğduğu yerde parlayan bir ışık görürsen.Bilki senin için yanan kalbimdir. Bazen sana gayesiz, raslantısal bakardım... Sense kaçırırdın gözlerini benden. Oysa , sana bakarken gözlerinde kalbini görürdüm. Gözlerin olmadan da kalbini göreceğimden habersizdin. Ve hatta sana bakmadan seni hissettiğimi bilmezdin Titrer durur ellerim yanında. Vücudum ürpermeyle dolar. Üşüyorum ben yanında. Çünkü varlığın içime serinlik veriyor İçim o kadar senle doldu ki... İnsanlar seni gözbebeklerimde görürler diye bakmaya korkar oldum Öyle güzeldin ki! Ama bir gün anladım yüzündeki güzelliğin ruhundan geldiğini. Öyle güzeldin ki! Anladım seni güzel gören benim gözlerimdi. Sevgimin güzelliğiydi seni güzelleştiren. Seni unutmak için and içtim gözlerin geldi aklıma vazgeçtim. Hadi uyandır beni söyle gördüğüm zamansız bir düş mü? Hadi git, uzaklaş, yokluğuna inandır beni. Gerçekten yoruldum her bulduğum yerde seni kaybetmekten. Gözlerin nehir kirpiklerin köprü olsa, ben üzerinden geçerken ipler kopsa ve düştüğüm yer dudakların olsa. Buruk hasret dolu geceleri öldüreceğim bir gün bu ayrılık şarkılarını kurşuna dizeceğim ve seni benden ayırdığı için kaderimi mahkemeye vereceğim. Güller anlatsın sana olan sevgimi, güller anlatsın yanlızlığımı, çaresizliğimi? Yavaş yavaş eriyen yüreğimi güller anlatsın ben anlatamadım Rüzgar alabildiğine hırçın,yağmur alabildiğine inatçı, yüreğin ise onlara inat sanki bir liman... Tıpkı gözlerindeki huzur gibi... Nasıl ki uzaktaki yıldız parlak gelirse insana, uzakta olduğun için tutkunum sana! Hani en güzel aşklar imkansız gelir ya insana, imkansız olduğun için tutkunum sana. Seni sevdiğim kadar yaşasaydım; ölümsüzlüğün adını aşk koyardım... Önce düştüğümde kalkmayı, sonra aleve dokunduğumda acıyı, sevmeyi öğrendim, sevilmeyi her şeyi öğrendim de yalnız seni unutmayı öğrenemedim! Acı ve hüzün bir yıldız kadar uzak, mutluluk gözbebeğin kadar yakın olsun. Umutların gerçek, gerçeklerin mutluluk, mutlulukların sonsuz olsun... Bir an buruk bir acı saplanırsa yüreğine, gözlerin zamansız takılırsa, kulakların zamansız deli gibi çınlarsa bil ki bir yerlerde özlemişsindir beni Gençliğine güvenip erken derken belki elveda bile diyemezsin giderken. Bulutlara yükledim hasretimi, rüzgarlarla yolladım sevgimi, yağmurlar yağdırdım gözyaşlarımla küçük melekler gönderdim seni öpmeye! Geldiler mi? Nasıl ki uzaktaki yıldız parlak gelirse insana, uzakta olduğun için tutkunum sana! Sana yıldızlar kadar yakın olmak isterdim, her baktığında beni görebilmen için, sana bulutlar kadar yakın olmak isterdim, üzüldüğünde gözyaşlarını yağmur olup silebilmek iÇİN Eğer gökyüzü bir parça kağıt, deniz bir şişe mürekkep olsaydı yine de sana olan duygularımı yazmaya yetmezdi. Seni o kadar çok seviyorum ki... Biliyorsun her gökkuşağının bittiği yerde bir hazine saklanırmış. Gökuşağını takip ettim geçenlerde sende bitti... En değerli hazinemsin benim, canımsın. Yedi ayrı iklimden yedi çesit arı getirseler yedi çesit arı yedi ayrı çiçeği dolaşsa yedi ayrı çiçekten bal yapsa senin kadar tatlı olamaz... Ufukta bir gemi görsem seni taşıyan, Mavi denize dalardım geriye bakmadan .Uçsuz bucaksız mavilikte arardım beni .Taa ki beni sende bulana kadar. 1 saat'iniAdam yorgun argın eve döndüğünde 5 yaşındaki oğlunu kapının önünde beklerken bulmuş. Çocuk babasına: "Baba 1 saatte ne kadar para kazanıyorsun?" diye sormuş. Zaten yorgun gelen adam "bu seni ilgilendirmez" diye cevaplamış. Bunun üzerine çocuk: "Babacığım lütfen bilmek istiyorum" diye cevap vermiş. Adam, "İlla ki bilmek istiyorsan 20 dolar kazanıyorum" diye cevap vermiş. Bunun üzerine çocuk, "Peki bana 10 dolar borç verir misin?" diye sormuş. Adam iyice sinirlenip: "Benim, senin saçma oyuncaklarına veya benzeri şeylerine ayıracak param yok hadi derhal odana git ve kapını kapat" demiş. Çocuk sessizce odasını çıkıp kapısını kapatmış adam sinirli sinirli bu çocuk nasıl böyle şeylere cesaret eder diye düşünmüş aradan bir saat geçtikten sonra adam biraz daha sakinleşmiş ve çocuğa parayı neden istediğini bile sormadığını düşünmüş belki de gerçekten lazımdı. Yukarı çocuğun odasına çıkmış ve kapıyı açmış. Yatağında olan çocuğa: "Uyuyor musun?" diye sormuş. Çocuk, "Hayır" demiş. "Al bakalım istediğin 10 doları sana az önce sert davrandığım için üzgünüm ama uzun ve yorucu bir gün geçirdim" demiş. Çocuk sevinçle haykırmış: "Teşekkür ederim babacığım" Yastığının altından diğer buruşuk paraları çıkarmış adamın suratına bakmış ve yavaşça paraları saymış bunu gören adam iyice sinirlenerek: "Paran olduğu halde neden benden para istiyorsun?" demiş. Çocuk, "Ama yeterince yoktu" demiş ve paraları babasına uzatarak: "İşte 20 dolar, 1 SAATİNİ BANA AYIRIR MISIN?" demiş... AğladımAğladım
Toprak kabul etmez yırtar kefeni
Her şeyinle sevdim zalim ben seni Başımı taşlara vurdum AĞLADIM Aklımı zorluyor yaptığın hile Ateşte şeytanda yok böyle çile Taş olsa susmaz gelirdi dile Sevdanın zehrini tattım AĞLADIM Yıllanmış sevdamı içime attım Mutluluk maskesin yüzüme taktım Yaşanan günlere özlemle baktım Hasret'i çileye kattım AĞLADIM Gidişin vurgundu yaş doldu gözüm Acılar içinde kavruldu özüm Bir gün de bir asır eskidi yüzüm Başımı yastığa koydum AĞLADIM ----------------------------------------------------------------------------
:::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::
----------------------------------------------------------------------------
Türkü Gözlüm
Kederli günlerim mazi de kaldı
Hasretin gönlümü sevda ya saldı Yüreğim bu aşk ta bir Leyla oldu Sende bana bir Mecnun ol hüzün sözlüm bu türkü tek sana al türkü gözlüm Dalga dalga saçların dağılsın varsın Bu küçük kalbime tek sen sığarsın. Yağmurlar misali Aşk'a yağarsın Gönlümün ufkuna dal hüzün sözlüm Bu türkü tek sana al türkü gözlüm Gözlerim açık gider bir gün gidersem, Kapanmaz yaralar olur gidersem Olur ya bir gün doymadan ölüp gidersem Kabrime gonca gül sal hüzün sözlüm Bu türkü tek sana al türkü gözlüm -------------------------------------------------------------
):::*:::*:::*:::*:::*:::*:::*:::*:::*:::*:::*:::*:::*:::*:::(
-------------------------------------------------------------
Ağladım
Göz yaşalarım döndü denize.
Derdimi kimseye söleyemedim. Kurşun geldi kalbime dönüpde bakamadım. Başıma neler geldi sana diyemedim. Beni kaç kere vurdular adını söylemedim. Yıkılsın dünyam. Ağladım göz yaşalarım döndü ateşe. Bağıra bağıra yazdım seni içime . Bir kez olsun seni öpemedim ===================================================
****************************************************
===================================================
Buğdaydan öğrendim
Buğday'dan öğrendim şiiri
Canım kunduru buğdaydan Tadı tat binlerce yıldır İyilik cömertlikle alır Sofralarda yerini. Akan sulardan öğrendim Kimsesiz çeşmelerden kırda Duru pınarlardan dağların beleninde Denizden ya da, yazlar kışlar geçer Tükenmez bize anlattıkları. Kır çiçeklerinden öğrendim Ürerler dağ bayır kendiliğinden Renkleriyle kurumlanmadan Ayırmadan çobanı beyi Sunarlar güzelliklerini. Köy kahvelerinde öğrendim Yağmur, toprak, kadınlar, severek Bir ömür sözünü ettikleri Ne kıtlıklar kırar umutlarını Ne istekleri biter tükenir. Çarşıda pazarda öğrendim şiiri Küfürlerinden balıkçıların şoförlerin Saysam ustalarım hep böyle gider Adsız ağaçlar, göğün değişimleri İçgüdüleri kuşların böceklerin... Nasıl renk renk açarsa kır çiçekleri Kayanın dibinden patlarsa kaynak Sevince sarhoş olunca bizlerden biri İndirir yumruğunu yırtarsa gömleğini Şiir yazarım ben de kanımı akıtarak... _________________________________________
-+-+-+-+-+-+-+-+-+-+-+-+-+-
---------------------------------------------------------
TÜRKİYEM, ANAYURDUM, SEBEBİM, ÇAREM!
Ben, kağnılarla yaylılarla büyüdüm geldim Özel günlerimizin özel sohbetlerini paylaştığımız kuruyemiş ailesi, ithal edilen çeşitleriyle birlikte her geçen gün zenginleşiyor. Çerez tabaklarında bir araya geldiklerinde oldukça iştah kabartan kuruyemişler kilo yapıcı özelliğine karşın sağlığa yararlı etkenlere de sahipler.
Genellikle mutlu anlarımızı tamamlayan minik ve farklı tad takviyeleridir kuruyemişler. Uzun kış gecelerinde TV seyrederken gömüldüğümüz puf koltuğumuzun yanıbaşında duran sehpada, heyecan kasırgası spor karşılaşmalarında, café-barlarda, aperatiflere eşlik eden küçücük tabaklarda biraraya gelirler çerezler. Tombul biçimli fıstık, narin yapılı kabakçekirdeği, sihirli tadıyla Antepfıstığı ve bozanın arkadaşı sarı leblebi, yemeye başlayınca sonu getirilemeyen ayçekirdeği, besleyici özellikli fındık, badem, kuru üzüm, incir ve kayısı, Türkiye'nin çeşitli yörelerinde yetiştirildikten sonra, evlerimizdeki küçük çerez tabaklarında bir araya geliyor ve ağızlarımızı tadlandırıyor. Bunun yanısıra artık evlerimize sadece Türkiye'nin farklı yörelerinde yetişen çerezleri değil, çok uzak diyarlarda yetişen kuruyemişler yani daha düne kadar yabancısı olduğumuz tadlar da katıldı. İ t h a l - L e z z e t l e r Bu ithal lezzetlerin başında, satışı her geçen gün artan ''keşü'' geliyor. Keşü'nün vatanı, Hindistan. Ancak, Türkiye'de henüz pek bilinmiyor. Yağlı, fevkalade besleyici özellikte, oldukça tombul, bir çeşit yer fıstığı. Ayıklanmış, yağda kavrulmuş, tuz oranı az, bu fıstık çeşidinin ağzı dolduran, oldukça lezzetli bir tadı var. bir defa tadını deneyince de, kolay kolay vazgeçebilecek bir lezzet değil. Ancak kalorisinin oldukça yüksek olduğunu söylemeliyiz. Keşü'ye en büyük ilgiyi beş yıldızlı oteller gösteriyorlar. California'dan ithal edilen badem çerez. Dışı sert, içi yumuşak olan bir nevi kavrulmuş mısırın çıtır çıtır çeşidi. Ancak, çiğneme sırasında diş dolguları olanların dikkat etmesi gerekiyor. İ l a ç - N i y e t i n e ![]() Beyaz leblebi mide suyunu çekmede birebir olduğu gibi, zayıflamak isteyenlerin açlıklarını bastırmada kullandıkları bir çerez.
Adapazarı tarafında yetiştirilen iç kabakçekirdeği ise, prostat ve bağırsakta tenya gibi problem yaşayanlara aç karnına yemeleri tavsiye ediliyor. Aç karnına bir-iki adet yenmesi tavsiye edilen acıbademden, şeker hastalarına fayda sağlarken; üryani erik, kabuğu soyulmuş incir tadıyla bağırsakları yumuşatıyor. Siyah üzüm, kan yapıcı özelliği nedeniyle çocuklara ve hanımlara, kayısı ise karaciğere iyi geliyor. Kuru kayısının kükürtle sarartılan çeşidinden başka, buruşuk görünüşü ve koyu rengiyle doğal kurutulan bir türü daha var ki; koku ve lezzet farkı nedeniyle Avrupalılar pek rağbet ediyorlar. Günümüzde kuru yemişler stresi bastırmakta yardımcı olduğu gibi sigarayı bırakanlara oyalayıcı etki ediyor. Ama burada çok dikkat edilmesi gereken bir husus var. sigarayı bırakmayı deneyenlerin zaten iştahları açılıyor ve yeterince önem vermezlerse bu dönemde kiloları artıyor. Bir de sigaranın arkadaşlığı yerine kuruyemişi tercih edenlerin kilo sorununa herkesten daha dikkat etmeleri gerekmektedir. İşte gördüğünüz gibi kuruyemiş yaşamamıza birçok kapıdan giriyor. Hem eğlenceli bir çerez, hem ilaç niyetine sağlığımızı regüle ediyor hem de sigara gibi alışkanlıktan kurtulmak isteyenlere can yoldaşlığı yapıyor. Çerezlerde Yenilikler ![]() Günümüzde klasik kuru yemişler çeşitlenirken, yöresel tatlar daha tanınır olup, yeni lezzetler ortaya çıkıyor. Son aylarda büyük kentlerin kuru yemiş dükkânlarını süsleyen lezzetlerden biri de "Muska Pestili" Antep ve Kilis yöresinde tanınıp, getirilen, İstanbul'un Eminönü ilçesi Mısır Çarşısı Malatya Pazarı'nda boy gösteren pestil, içine üzüm, Antep fıstığı, nişasta, kullanılarak yapılan harcın muska biçimi sarılmasıyla yapılıyor. Uzun dayanma süresine sahip olan bu mamul, Sonbahar'da yapılıp kış boyunca yenebiliyor. Besleyici olduğu kadar üşümeye karşı enerji veren ağızda ısırınca mutluluk bırakan özelliğe sahip.
![]() Kaysı Döneri. Malatya'dan diğer illere transfer olan bir başka ilginç tat olan Kaysı döneri Kaysı, Antep fıstığı, glikoz, şeker, havuç, karışımı. Döner bıçağı yardımıyla yaprak kesilerek yeniyor. Kaysının karaciğere, bağırsaklara, cilde olan faydasının yanı sıra kaysı Döneri yeme şekli, lezzeti, görünüşü ile ilgi çekiyor.
Kuru yemiş tezgâhlarının bir başka yeniliği ise Uzakdoğu ülkelerinden ithal edilen kurutulmuş meyveli şekerleme türleri. Bunlar arasında kuru ananas, kuru mango, kurutularak dilimlenmiş muz, kuru papaya gibi çeşitler bulunuyor. Malatya Pazarı elemanlarından Mehmet Engin Çeşitli tatlarla yapılmış örnekler veriyor. Natürel Şekerpare Kurutulmuş kaysılar içine ceviz konuyor, kaysılar üzerine tereyağı sürüp ![]() fırına veriliyor toz şeker serpilerek yeniyor.
Bir başka yapım şekli ise kuru yaprak kaysı doğal hali ile tereyağında tavada kızartılıyor bu pişirim ile yemek sonrası tatlı olarak yeniyor. Mevsimi olmasa bile kuru cevizleri taze ceviz yapma imkânı da bulunuyor. Ayıklanmış olarak alacağınız ceviz içlerini su dolu bir kavanoz içinde bir veya iki gün buzdolabında bekletiyorsunuz. Dış çeperi yumuşayarak daha kolay soyulan ceviz içleri, bu bekleme sonrası taze cevizden ayırt edilemeyecek lezzete sahip oluyor. Aynı formül badem içine de uygulanabiliyor. Malatya Pazarının diğer elemanı Hüsnü Soğancı ise son günlerin gözde çerezlerinden biri olan Susamlı Fıstık (Yer Fıstığı) olduğunu söylüyor. Ballı, susamlı, oluşu nedeniyle enerji veren, yerken ağızda bal tadı bıraktığı için tadı beğenilen susamlı fıstıklara en çok Alman turistler rağbet ediyor. Malatya Çıtırı isimli leblebi üzeri kahveli çikolata kaplı dışı çıtır çerez de turistlerin yeni keşiflerinden sayılıyor. CEREZLERE KATILAN SON YENİLİKLER ![]() Bezelye ve Bakla çerezi
Uzakdoğu kökenli ithal bir çerez türü olan bezelye çerezi, kavrulmuş ve hafif tuzlu. Kıtır kıtır yenme özelliğine sahip bezelyeler bu hali ile bile damakta bezelyeye has tat, çeşni bırakıyor. Eğlence dünyasının gözde barlarında aperatif, kokteyl türü içeceklerin yanında tüketilirken, en çok bira ile birlikte uyum sağlıyor. Bezelye çerezi kilosu 6 TL'den Mısır Çarşısı girişi No:40'ta Malatyalılar kuruyemişçisinden satın alınabiliyor. Bakla çerezi de bezelye çerezi gibi aynı özellikler taşırken aynı fiyatı taşıyor. Tek farkı bakla çerezinin besin değeri bezelyeye oranla daha fazla olması. ![]() Taze Meyve Şekerlemesi
Malatyalılar Kuruyemişçisinin bir başka yeni ithal çeşidi ise tatlının Dünya merkezi Şam'dan geliyor. Çiçek sepeti kadar estetik bir sunumla ambalajlanıp jelâtin kâğıt içinde sepette bir araya gelen kurutulmuş taze meyve şekerlemeleri arasında armut, kiraz, erik, kayısı, kavun, ceviz gibi sevilen meyveler bulunuyor. Yemek sonrası tatlı niyetine yenilen şekerlemelerden oluşan meyve sepeti bir kg ağırlında olup 24 YTL ile fiyatlanıyor. Kuru yemiş mesleğinde aralıksız 46 yıldır çalışan Cemal Atalay, kuruluştan bu yana üçüncü kuşak olduklarını, taze ve tadında çerezleri yemenin kişiye mutluluk verdiğini belirtiyor. Çerezler, menşeinin binlerce km uzakta olmasına rağmen çerez tabağına sadece bir kol mesafesi uzaklıkta sevenleri ile buluşuyor. __________________ ![]() ![]() ![]() CATLAYAN AYAK TOPUKLARİ İCİN
Malzemeler: Vazelin, Gripin. Hazirlanisi: Bir kutu vazelinin icine 2 adet Gripin'in icindeki tozu katip karistirin. Yatmadan once ayaklariniza iyice surun. Corabinizi giyip yatin.Sonuc mukemmel.* * PURUZSUZ CİLT İCİN DİNLENDİRİCİ BANYO Malzemeler: Taze nane, tuz. Hazirlanisi: Yarim litre suyu kaynatin ve icine on adet taze nane yapragini atip on dakika dinlendirin. Ardindan bu suyu suzerek ilik suyla dolu kuvetin icine bir fincan tuzla beraber dokun. Ne ise yariyor?: Nane rahatlatici, dinlendirici ve sakinlestirici etkisi kuvvetli olan bir bitki. Tuz ise peeling yapma ozelligiyle cildinizi olu deri ve hucrelerden arindirir. Ne zaman kullanmali?: Haftada bir kez yada ihtiyac hissettiginiz an kullanilabilir. * * KURU CİLTLERE SUT BANYOSU Malzemeler: Sut, tuz, bal. Hazirlanisi: Bos bir plastik su sisesinin icinde bir litre sut, bir fincan tuz ve yarim fincan bali calkalayarak karistirin. Ve bu kopukle vucudunuzu ovun, sonra durulayin. Ne ise yariyor?: Sut banyosu derinlemesine temizler ama epidermisin hassasiyetine zarar vermedigi icin cildi kurutmaz. Tuz olu derinin atilmasina yardimci olur. Ne zaman kullanmali?: Haftada bir kez.* * SELULİT İCİN Seluliti olusturan nedenlerin basinda ostrojen, dogum kontrol hapi, gebelik, sigara, hormonal bozukluklar, beslenmede doymus yag miktarinin fazlaligi ve lenf sisteminin yetersizligi bulunuyor. Selulitten kurtulmak icin bircok yonteme rastlamak mumkun. Bizim tercihimiz ise daha dogal ve daha kolay olan yontemler. Soyun su portakal kabugunu... Malzemeler: Rezene, anason, biberiye. Hazirlanisi: Cildinizde olusan portakal kabugu gorunumu artik caniniza tak etti. Oyleyse cok kolay hazirlanan bir karisimla sonunda selulitlere "elveda diyebilirsiniz. Bunun icin sabahlari 1 litre suya 1 tatli kasigi rezene, bir tatli kasigi anason ve 1 tatli kasigi biberiye atin. Bu karisimi kisik ateste 5 dakika kadar kaynattiktan sonra 10 dakika demlenmeye birakin. Soguyan karisimi gun boyunca bol limonla tuketin. Selulitlerinizin yok oldugunu yada en azindan gozle gorunmeyecek kadar azaldigina sahit olacaksiniz.* * PAMUK GİBİ ELLER İCİN Malzemeler: Limon suyu, zeytinyagi. Hazirlanisi: Uc damla zeytinyagiyla bir limonun suyunu karistirin. Bu karisimi hemen ellerinize surun. Yarim saat bekledikten sonra bir parca pamukla ellerinizi silin, ardindan da yikayin. Ne ise yariyor?: Limon suyundaki C vitamini ellerdeki lekeler uzerinde etkili, ayrica olu hucreler uzerinde peeling islevi yapar. Maskenin icindeki zeytinyagi da kurulugu giderir ve cildi yumusatir. Ne zaman kullanmali?: Ellerinizin kurudugunu hissettiginiz her an kullanabilirsiniz. Ornegin; suyla uzun sure temas ettikten sonra.* * TİRNAKLAR İCİN Tirnaklar guneslenme suresince kalinlasir, sekil anlaminda bozulur, kolayca kirilabilir veya pul pul dokulur. Bu esnada deri de degisir. Malzemeler: Lavanta yagi. Hazirlanisi: Tirnaklarinizin uzerine sureceginiz lavanta yagi, etkin bir koruma saglayarak, sozunu ettigimiz olumsuzluklari yasamaniza engel olur.* * EL MASKESİ Malzemeler: Zeytinyagi, bal. Hazirlanisi: Maskeyi uygulamadan once bir sure ellerinizi ilik suda yumusatin. Ardindan tirnaklarinizi 5 dakika boyunca ilik zeytinyagi ve 1cay kasigi balin icinde bekletin. Sonra da zeytin yagla ellerinize ve parmaklariniza masaj yapin.* Malzemeler: Yumurta sarisi, rom, adacayi yagi. Hazirlanisi: Derin bir kapta yumurta sarisini, bir kasik romu ve 4 damla adacayi yagini iyice karistirin. Bu karisimi, sampuanla yikanan ve durulanan temiz saclara uygulayin. Yaklasik on dakika bekledikten sonra da ilik suyla durulayin. Ne ise yariyor?: Yumurta sarisinin saclar uzerinde yarattigi yumusatici etki onlarin cok daha kolay taranir hale gelmesini sagliyor. Romun icerdigi alkol, dezenfektan ozelligiyle sac derisini rahatlatiyor. Adacayi yaginin ise arindirici etkisi vardir. Kisaca, hazirladiginiz bu kremle saclariniz daha yumusak ve ipeksi oluyor ve tararken de zarar gormuyor. Ne zaman kullanmali?: Bu karisimin haftada bir kez veya iki kez kullanilmasi uygundur.* * SAC MASKESİ Malzemeler: 2 yemek kasigi bal, 1 adet limon. Hazirlanisi: 2 yemek kasigi bali bir limondan elde ettiginiz suyla karistirarak sac maskenizi hazirlayabilirsiniz. Maskeyi kuru saciniza surup 10 dakika beklettikten sonra sacinizi iyice durulayin. Maskenin ardindan saclariniz dolgun ve parlak bir gorunum kazanacak. Ne zaman kullanmali?: Bu karisimin haftada bir kez veya iki kez kullanilmasi uygundur.* * YUZ İCİN NEMLENDİRİCİ MASKE Malzemeler: Yumurta sarisi, sut. Hazirlanisi: Bir kapta yumurta sarisi ve bir kasik sutu karistirin. Bu karisimi yuzunuze yayin, uzerini ince bir bezle orterek on bes dakika bekleyin. Ardindan kagit mendille silerek temizleyin. Daha sonra, sirasiyla, ilik ve soguk suyla yuzunuzu yikayin. Ne ise yariyor?: Kuru ve nemsiz bir cildiniz varsa bu maske sizin icin birebir. İcinde bulunan yumurta sarisi cildinizi beslerken, sut nemlendirecek, yumusaklik verecek ve sikilastiracak. Ne zaman kullanmali?: Bu maskeyi haftada bir kez uygulamak yeterlidir.* * SİYAH NOKTALAR İCİN Malzemeler: Limon suyu, yogurt. Hazirlanisi: Bir kase yogurda bir limonun suyunu karistirin. Bu karisimi gozlerinize gelmemesine dikkat ederek yuzunuze yayin ve 15 dakika bekleyin Yuzunuzde kuruyan maskeyi ilik suyla yikayarak cikarin. Ne ise yariyor?: Limon suyu cildi dezenfekte eder, sivilceleri kurutur ve siyah noktalarin kaybolmasina yardimci olur. Yogurt ise cildi besler nemlendirir ve yag miktarini dengeler. Ne zaman kullanmali?: Bu maske haftada bir kez uygulanabilir. * * SİVİLCELER İCİN Malzemeler: Karnabahar, zeytinyagi. Hazirlanisi: Sekiz adet karnabahar yapragini iki kasik zeytinyagi ile beraber mikserden gecirin. Karisimi, problemli bolgeler uzerinde daha yogun olacak sekilde yuzunuze yayin, on dakika bekleyin ve yuzunu ilik suyla temizleyin. Ne ise yariyor?: Karnabahar yapraklarinin temizleyici fonksiyonu vardir. Ne zaman kullanilmali?: Haftada bir yada iki kez.* * KİRİSİKLİKLARA KARSİ MASKE Malzemeler: Kaymak, elma. Hazirlanisi: Bu maskeyi hazirlamak icin soyulmus bir elma ve uc kasik kaymagi mikserle bir kac dakika karistirmaniz yeterli. Karisimi cildinize yaydiktan sonra temiz bir bezle yuzunuzu kapatin. Yaklasik on dakika bekledikten sonra maskeyi silin ve yuzunuzu ilik suyla temizleyin. Ne ise yariyor?: Kaymak cildi yumusatir, nemlendirir ve cilde elastiklik kazandirir. Kirisiklara karsi da etkilidir. Elma ise cildin diri kalmasi icin onemli bir etkendir. Ne zaman kullanmali?: Haftada bir kez.* * YAGLİ CİLTLER İCİN Malzemeler: Bal, sut, limon suyu. Hazirlanisi: Bir fincan icinde bir kasik bali, bir kasik limon suyunu ve kivamin koyulugunu bozmayacak miktarda sutu karistirin. Karisimi yuzunuze ve boynunuza yayin ve hafifce kuruyana kadar bekleyin. Maskeyi nemli bir sunger yardimiyla silerek temizleyin. Ne ise yariyor?: Bal cildi yumusatir ve limon suyunda bulunan aktif maddelerin daha iyi emilmesini saglar. Bu maddeler de cildin yag salgisini dengeler, fazla yag salgisi sonucu olusabilecek sivilceleri onler. Ne zaman kullanilmali?: İhtiyaca gore 10-15 gunde bir tekrarlayabilirsini z.* * Onemli not: Sigara iciyorsaniz, sigarayi birakip egzersize baslamaniz bunlarin hepsinden daha guclu bir etki yapar. Vitamin eksikligi vucutta sinyal veriyor !!
VUCUTTA meydana gelen ani degisikliklerin
bazi vitamin eksikliklerinden kaynaklanabilecegi
bildirildi.
Erciyes Universitesi Ataturk Saglik Yuksekokulu
ogretim uyesi Prof.Dr. Neriman İnanc,
“Vucudunuzu iyi tanimak bazi rahatsizliklarin
giderilmesi acisindan son derece onemli.
Vitamin eksikligi, bu degisikliklerin nedeni olabilir'' dedi.
Erciyes Universitesi ogretim uyesi Prof.Dr. Neriman İnanc,
hastaliklarin vucuttan gelen sinyallerle kendini gosterdigini
soyledi. Prof.Dr. İnanc,
“Vucudunu iyi taniyanlar, hastaliklari daha cabuk fark eder.
Bu tur rahatsizliklar vitamin eksikliginden kaynaklaniyor
olabilir'' diye konustu.
Prof.Dr. İnanc, vucutdan gelen sinyalleri, soyle siraladi:
Dudaklarda catlama ve dil ucunda kirmizi kabarti,
B2 vitamini eksikliginin gostergesidir.
Sertlesmis, kirmizi bir cilt, B vitaminlerinin azligina isaret eder.
Kalca bolgesinde gorulen sivilceler, B vitaminleri, E vitamini
ve yag asitlerinin azliginin gostergesidir.
Sacin az uzamasi cinko eksikliginin habercisidir.
Tirnaklarin kirilganlasmasi, vucudun daha fazla demir ve
kalsiyum gereksinimi oldugunu gosterir.
Soluk bir ten, demir ve B 12 vitamini (anemiden dolayi) ve
folik asit eksikliginin gostergesidir.
Geceleri bacakta uyusma, demir ve folik asit eksikliginin
sinyallerini verir. B6 vitamini eksikligi kas uyusukluguna
neden olur.
Cesitli diseti hastaliklari C vitamini eksikliginden kaynaklanir.
B1, B2, B3 (niasin), B12, biotin, C vitamini, pantotenik asit ve
demir eksikliginde gorulur.
Yara iyilesmesinde gecikme nedeniyle vucutda cinko ve
C vitamini eksikligi egzamaya neden olur.
* Agizda aflar:
Daha fazla demire, folik aside ihtiyac duyuldugunu gosterir.
MENOPOZLA İLGİLİ ŞİKÂYETLER Malzeme: Atkuyruğu otu, ısırganotu, civanperçemi, eğirotu, çobançantası, pelin, bal, su. Hazırlanışı: 4 bardak suya, yukarıdaki altı otun her birinden bir tutam konur. 10-12 dakika kaynatılır ve süzülür. Suyuna üç çorba kaşığı bal ilave edilir. Sabah, öğle ve akşam aç karnına bir fincan içilir. Altı hafta devam edilirse etkisi görülür. - Malzeme: Adaçayı, papatya, şamdan çiçeği, oğulotu, bal, su. Hazırlanışı: 2 bardak kaynar suya, yarım kahve kaşığı adaçayı, üç tane papatya, bir kahve kaşığı şamdan çiçeği, bir kahve kaşığı ezilmiş oğulotu konur. 5-6 dakika bekletildikten sonra süzülür. Suyuna bir kahve kaşığı bal karıştırılır ve en az bir bardak dolusu içilir. Bu işlem günde üç kere tekrarlanmalıdır.
ANNE SÜTÜNÜN AZLIĞINDA Malzeme: Çakaleriği, dişbudak yaprağı, funda çiçeği, havuç tohumu, raziyane, sütotu kökü, turp tohumu, ısırganotu, şerbetçiotu, labada tohumu, su. Hazırlanışı: Beş bardak suya, beş tutam ufalanmış dişbudak yaprağı, dört çorba kaşığı ufalanmış funda çiçeği, bir tatlı kaşığı raziyane tohumu veya kökü, 10 gram sütotu kökü konur. 10 dakika kaynatıldıktan sonra, ateşin üzerinden kaldırmadan bir tatlı kaşığı havuç tohumu, bir tatlı kaşığı turp tohumu, iki tutam şerbetçiotu, kaynamakta olan suyun içine atılır. 5 dakika sonra, yine ateşin üzerinde kaynayan suya 30 gram çakaleriği meyvesi, üç tutam ısırganotu ilave edilir. Yine beş dakika sonra, bir tatlı kaşığı labada tohumu ilave edilerek beş dakika kaynamaya bırakılır ve sonra ateşten alınıp süzülür. Günde üç kere bir kahve fincanı içilir.
CİNSEL SOĞUKLUK OLURSA Malzeme: Adaçayı, karanfil, kekik, kuşdili, havlıcan, zencefil, bal, su. Hazırlanışı: 4 bardak suya, iki tutam adaçayı, bir tatlı kaşığı karanfil, dört kahve kaşığı kekik, bir tutam kuşdili, iki çorba kaşığı dövülmüş havlıcan, bir tatlı kaşığı dövülmüş zencefil konur. 10-12 dakika kaynatılır ve süzülür. Akşamüstü ve gece yatmadan önce birer çay bardağı balla tatlandırılarak içilir.
ERKEKTE İKTİDARSIZLIK Malzeme: Beyaz kantaron çiçeği, acıbadem, turp tohumu, çörekotu tohumu, kavrulmuş fındık, tarçın, karanfil, havlıcan, amber, şalgam tohumu, içbadem, bal, gülsuyu. Hazırlanışı: Bir kahve fincanı acıbadem, bir çorba kaşığı turp tohumu, üç çorba kaşığı çörekotu tohumu, bir çay bardağı kavrulmuş fındık, iki çorba kaşığı karanfil, bir çorba kaşığı havlıcan, bir kahve kaşığı amber, bir çorba kaşığı şalgam tohumu, bir kahve fincanı içbadem büyük bir havanda iyice dövülerek karıştırılır. Bir tutam beyaz kantaron çiçeği ve iki tatlı kaşığı toz tarçın ile birlikte, bu karışım beş çay bardağı süzme bal ve bir kahve fincanı gülsuyu ile iyice karıştırılarak macun haline getirilir. Günde bir çorba kaşığı dolusu yenir.
BAĞIRSAK GAZI İÇİN Malzeme: Adaçayı, anason, kişniş, rezene, nane, kimyon, mercanköşk, su. Hazırlanışı: 4 bardak suya, beş tutam adaçayı, bir çorba kaşığı dövülmüş anason, bir kahve kaşığı ezilmiş kişniş, bir çorba kaşığı rezene, bir kahve kaşığı nane, bir kahve kaşığı kimyon, bir kahve kaşığı mercanköşk konur. 10-15 dakika bekletilip süzülür. Yemeklerden sonra bir çay bardağı içilir.
DEVAMLI KABIZLIK ŞİKÂYETİNE Malzeme: Akdikendalı kabuğu, ebegümeci, şeftali yaprağı, lavanta çiçeği, pazı, dişbudak yaprağı, ayıüzümü yaprağı, aslandişi kökü, sarısabır, ravend, su. Hazırlanışı: 8 bardak suya, bir çorba kaşığı dövülmüş akdikendalı kabuğu, bir tutam ebegümeci, iki tutam şeftali yaprağı, iki tutam lavanta çiçeği, bir çorba kaşığı ince kıyılmış pazı, dört tutam dişbudak yaprağı, iki tutam ayıüzümü yaprağı, 5 gram ravend konur. 15 dakika kaynatılır. Sonra, 15 dakika bekletilip süzülür. Akşam yemeğinden az sonra bir kahve fincanı içilir.
SİVİLCELER Malzeme: Kuru papatya, ıhlamur, arpa, çörekotu, ısırganotu, şahtere, su. Hazırlanışı: 4 bardak suya, yarım avuç kuru papatya, iki çorba kaşığı ıhlamur, iki çorba kaşığı arpa, iki çorba kaşığı çörekotu, bir avuç ısırganotu, iki tutam şahtere konur. 10-12 dakika kaynatıldıktan sonra, temiz ve ince bir tülbentten süzülür. Bu suya batırılan bir pamukla sivilce üzerine kompres yapılır.
HALSİZLİK VE YORGUNLUK Malzeme: Havlıcan, zencefil, bal, antepfıstığı, et suyu, sirke, inek sütü, badem, şeker, turp tohumu, su. Hazırlanışı: 4 bardak suya, iki kahve kaşığı havlıcan, iki kahve kaşığı zencefil konur. 10 dakika kaynatılır. Süzüldükten sonra, bir bardak dolusuna bir kahve kaşığı bal karıştırılır ve içilir. Sonra, bir çorba kaşığı antepfıstığı ile bir kahve fincanı dolusu badem yenir. Akşama doğru, bir kâseye dört su bardağı et suyu, iki çorba kaşığı süzme bal ve iki çorba kaşığı sirke konur. Tamamı bir kerede içilir. Yatmadan az önce, bir çorba kaşığı turp tohumu havanda iyice dövülür. Üzerine bir çorba kaşığı toz şeker ilave edilerek, bir su bardağı inek sütüne karıştırılır. Çökelmeden hepsi içilir.
SİNİRSEL BAŞ-BOYUN AĞRILARI Malzeme: Kişniş, nane, limon, melekotu, mineçiçeği, nilüfer çiçeği, ayva çiçeği, demirhindi, su. Hazırlanışı: 4 bardak suya, üç çorba kaşığı kişniş, iki tutam nane, beş dilim limon kabuğu, otuz gram melekotu kökü ve yaprağı, iki tutam mine çiçeği, bir tutam nilüfer çiçeği, iki tutam taze ayva çiçeği, üç çorba kaşığı demirhindi konur. 15 dakika kaynatılıp süzülür. Günde bir ilâ üç kere bir kahve fincanı içilir. - Malzeme: Defne tohumu, anason, mesteki sakızı, sinameki, bal. Hazırlanışı: İki çorba kaşığı defne tohumu, bir kahve kaşığı anason bir havanda iyice dövülür. İki çorba kaşığı toz haline gelmiş mesteki sakızı ile dört çorba kaşığı ufalanmış sinameki, altı çorba kaşığı bal ile karıştırılır. Sonra bu karışıma havandakiler ilave edilerek macun haline getirilir. Günde bir kere bir çorba kaşığı yenir. ---oOo---
(Özellikle kardiovasküler veya renal problemleri olanların mutlaka uzman bir hekime danışmaları gerekmektedir.) |
||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||